Geçtiğimiz aylarda ülkemizden çok uzakta bir virüs tanıdık. Yeryüzündeki birçok virüs gibi belki de ülkemize hiç uğramadan yok olur diye umut ettik. Fakat ne yazık ki umut ettiğimiz gibi olmadı ve bu virüs dünyaya yayıldı. Virüsün yayılması ile ilgili olumsuz haberleri almaya başladık ve bunları duymaya da devam ediyoruz.

Korona virüsün ülkemizde görülmeye başlaması ile birlikte kaygı, belirsizlik, endişe, can sıkıntısı gibi birden fazla duyguyu yaşamaya başladık.

Korona virüs sürecine paralel olarak yalnızca duygularımız değil, davranışlarımız da değişmeye başladı. Virüsten korunmak adına daha önce pek fazla yaşam pratiğimiz olmayan davranışları yaşam pratiğimiz haline getirmeye başladık. Sosyal mesafeye dikkat etmek, çok gerekli olmadıkça evden dışarıya çıkmamak, hijyen kurallarına çok fazla dikkat etmek gibi bir takım yeni alışkanlıklar edinmeye başladık. Edindiğimiz bu yeni alışkanlıklar ile birlikte rutinlerimiz değişmeye ve farklı alışkanlıklar içerisinde kendimizi bulmaya başladık. Alışkanlık geliştirdiğimiz ve sürekli yaptığımız birçok şeyi yapamıyor, okula gitmek, işe gitmek gibi yaşamımızın temel rutinlerine ara veriyor, sıklıkla görüştüğümüz sevdiklerimizden ayrı kalıyoruz. Bütün bunları ele aldığımızda geçirdiğimiz bu günleri düşünüp önceki zamanlar ile kıyaslayıp ne kadar farklı bir yaşam sürdüğümüzü görebiliyoruz.

Ne kadar süreceğini bilmediğimiz ve ilk defa tanık olduğumuz bu süreçte ruh sağlığımızın dengesini korumamız hem kendiniz hem de çocuğunuz için zaman zaman güçleşebilir. Bu dönemde ruh sağlığımızın dengesini korumak ve çocuklarımızın da bu sürecin üstesinden başarılı bir şekilde üstesinden gelmesini sağlamak için bazı önerilerimiz var.  

  • Gündemden haberdar olmayı sürdürün, gelişmelerden haberdar olun. Fakat sosyal medya ve salgın ile ilgili haberlerle gününüzün bütün saatini harcayacak kadar ilgilenmeyin. Kısacası, yaşananlardan haberdar olun çünkü bilmeme duygusu da kaygı yaratır. Fakat, günün her saatini buna ayırmayın. Özetle, yaşananlardan haberdar olun, korkmayın, uyarıları önemseyin, ciddiye alın ve yaşamınızı buna göre düzenleyin. Virüs ile ilgili haberlere çok fazla maruz kalmak, hastalığın belirtilerine sürekli olarak odaklanmamıza ve kendimizde gördüğümüz normal belirtileri bile hastalık belirtilerine benzeterek yüksek kaygı duymamıza sebep olabilir. Bu kaygı duygusu beraberinde umutsuzluk ve yoğun bir anksiyete getirebilir. Bu nedenle seçilen medya kanallarının güvenilir ve özellikle resmi olmasına özen göstermeniz faydalı olacaktır.  Gerçekçi ve doğru bilgi işlevsel davranışlar göstermemizi sağlar.
  • Okullar ve eğitim kurumları öğrencilerine uzaktan eğitim vermeye devam ediyor. Birçok kişi evden çalışmaya başladı.  Yapılacak işlerin evden yürütülmesi ve öğrencilerin uzaktan eğitime geçmesi ile birlikte aile üyelerinin evde bir arada geçirdikleri zaman epey arttı. Bu durum aile üyelerinin uzun zamandır beraber yapmayı planladıkları fakat hayata geçiremediklerini hayata geçirmek için iyi bir fırsattır.
  • Hastalıktan korunmak ve rutinlerinizi devam ettirmek için evde geçirdiğimiz sürede bağışıklık sisteminin dengede kalması ruhsal durumumuzu olumlu etkiler. Sağlıklı bir vücut, sağlıklı bir duygu durum ile sıkı sıkıya ilişkidir. Bu sebeple, uyku düzeni, yeme düzeni, sıvı tüketimi, egzersiz yapma gibi bağışıklık sistemimizi güçlü tutan temel noktaları yerine getirmekte fayda var.
  • Salgın sürecinde birçok kültürel faaliyet online şekilde gerçekleştirilmek üzere planlandı. Online kurslar, gösteriler, etkinlikler ile kültür, sanat ve spor faaliyetlerinden faydalanabilirsiniz. Herhangi bir sosyal faaliyet ile uğraşmaksızın yalnızca bekliyor olmak yaşadığınızı gerginliği arttırabilir. Bu nedenle online kültürel etkinliklerin takip edilmesi faydalı olabilir.
  • Bazılarımız duyduğu yüksek kaygı ile abartılı önlemler almaya çalışırken, bazılarımız da kayıtsız kalarak inkar etme yolunu seçebilir. Hastalığın henüz yakın çevrenizde kimseyi etkilemediğini düşünerek size bulaşmayacağından emin olmak sağlığınız açısından tehlike oluşturabilir. Bunun yanı sıra hasta olacağınıza dair yüksek kaygı taşımak da ruhsal anlamda sizi olumsuz etkileyebilir. Unutmayın ki kaygı bulaşıcı bir duygudur. Sizin yüksek derecede kaygı duymanız etrafınızdaki ve çocuğunuzu da etkileyecektir. Bu nedenle hastalığın salgın bir hastalık olmasından ötürü size de bulaşabileceği riski göz önünde alıp, bunun yanı sıra gerekli tedbirleri alırsanız bu hastalıktan korunacağınızı bilerek optimum düzeyde bir kaygı düzeyinde kalmaya gayret edin.
  • Sosyal izolasyon hali devam ederken duygusal anlamda güçlü hissedebilmek adına sevdiklerimiz ile telefon görüşmeleri, görüntülü görüşmeler ile iletişime geçmek daha iyi hissetmenizi sağlayabilir.
  • Birçok olumsuz haber aldığımız bu dönemde bizlerde olumsuz senaryolar yaratmaktan kaçınmalıyız. Salgının hayatımıza getirdiği sağlık kaygısı, ölüm korkusu, hastalık endişesi gibi kavramlar varken ekonomik, sosyal anlamda da birçok olumsuzluk olabilir.   Bütün bunlara rağmen zihninizi olumlu yönler üzerinde düşünmeye yöneltin. Halihazırda olumsuz haberlere çok fazla maruz kaldığımız bu dönemde zihnen de olumsuz düşüncelere sahip olmak psikolojik dayanıklılığınızı olumsuz etkileyebilir. Bu sebeple, evimdeyim, şu anda sağlıklıyım ve sağlıklı kalmak adına tedbirlerimi alıyorum, çocuklarım yanımda, mesleğimi icra etmeye devam edebiliyorum gibi olumlamalar yapabilirsiniz.

Yaşadığımız bu zorlu süreci geri bırakarak,yeniden birlikte olduğumuz günlerde görüşmek dileğiyle…

Related posts

Leave a Comment