Okullara zorunlu olarak ara verdiğimiz bu günlerde uzaktan eğitim programlarının verimli ilerlemesi oldukça önemlidir. Uygulanan bu uzaktan eğitim sürecinde çocukların zaman zaman motivasyonları düşebildiği için sorumluluklarını yerine getirirken bazen zorlanabilirler. Yaşanan olumsuzluklara rağmen sürecin verimli ilerlemesi ve çocuğun motivasyonunu kaybetmemesi için ebeveynlerin desteği oldukça önemlidir.

Bu süreçte, öğrencilerimizin evde olması onları takip, kontrol etme, öğretmenlere ve çocuğun kendisine geri bildirim verme gibi birtakım sorumluluklara ebeveynler de ortak olmuş oldu. Bu sebeple, ebeveynler sürece ne kadar uyum gösterirlerse ve bu duruma dair besledikleri olumsuz düşünce veya duyguları kontrol edebilirlerse çocukların motivasyonu o denli kolay sağlanacaktır.

Aile üyelerinin daha önce olmadığı kadar uzun süre bir arada olmaları zaman zaman çeşitli zorlukları da beraberinde getiriyor olabilir. Bu durumda önce evde var olan birtakım rutinleri ve alışkanlıkları bu sürece uygun şekilde yeniden düzenlemek gerekebilir. Güvenmeye başladığınız rutinleri kaybetmek büyük bir stres kaynağı olabilir, bu nedenle yeni rutinler oluşturmak önemlidir. Bu rutinlerin nasıl olacağı her aile için farklı olabilir elbette fakat temel amacın bir arada daha huzurlu, keyifli ve eğlenceli vakitler geçirmeye odaklanan yeni alışkanlıklar olarak belirlenmesi önemlidir. Herkesin katkıda bulunduğu ortak bir şeyler yapıyor olma hissi, aile bütünlüğünü ve aile içi iletişimi olumlu yönde etkileyecektir. Özellikle birden çok çocuğa sahip ailelerde, çocukların uzun süredir bir arada ve evde olmalarından kaynaklanan çeşitli gerginlikler olabilir. Bahsedilen aile aktiviteleri kardeşler arasındaki ilişkileri de güçlendirmeyi sağlayacaktır.  Bu süreçte ders çalışma sorumluluğunun yanı sıra temelde çocuklarımızın beslenme ve uyku alışkanlıklarının gelişim düzeyine uygun olduğundan, sosyal ilişkilerini mevcut şartlara uygun devam ettirebildiğinden, keyif aldığı bazı aktiviteler yaptığından emin olmak fayda sağlar. Sadece ders saati değil, ev içi diğer aktiviteler de okul zamanı gibi programlı olmalıdır. Uyku, yemek, oyun, dersleri takip etme ve ödev yapma zamanları düzenlenmelidir.

Ortaokul dönemi çocuklarında arkadaşları ile kurdukları ilişki onların kimlik gelişimini etkiler. Bu sebeple çocukların akranlarıyla bağ kurması temel gelişimsel ihtiyaçlarından birisidir. Bu dönemde çocuklar evde ebeveynleri ve kardeşleri ile olmaktan zaman zaman sıkılabilirler, bu da hayata ve derse karşı motivasyonlarını kaybetmelerine neden olabilir. Bu durumda ona arkadaşları ile görüşememelerinin can sıkıcı olduğunu bildiğinizi ifade edebilirsiniz. Benzer duruma sizin de maruz kaldığınızı ve bu nedenle onun ne hissettiğini anlayabildiğinizi söyleyebilirsiniz. Ne hissettiklerini dinleyip, bu duyguları doğrulayabilirsiniz ve sonra bu durumu katlanılabilir hale getirmek için birlikte nasıl çalışabileceğiniz konusunda konuşabilirsiniz.

Teknoloji ve ekran süresi dikkatli kullanıldığında çocuğun öğrenmesine yardımcı olur. Teknoloji kullanımının çeşitli kitaplara ulaşma, dil becerilerini geliştirme, el-göz koordinasyonunu iyileştirme, görsel dikkat kapasitesini ve problem çözme becerisini artırma gibi yararları vardır. Fakat bu teknoloji kullanımının güvenli bir çerçevede kalması gerekir. Aksi takdirde teknolojinin faydalarından çok zararları görülebilir. Bu sebeple, evde kaldığımız bu günlerde ders saatleri dışında çocuğun verimli kaynaklara erişimi için sınırlı saatlerle teknoloji kullanımına izin verilebilir fakat yakın takip ve denetim ile ekranda ilgilendiği programların yararlı olduğundan emin olmak gerekir. Bu, çocuklarda motivasyonu sağlamak için önemli bir bileşendir. Güvenli olmayan teknoloji kullanımı çocuğun gittikçe artan bir şekilde daha fazla ekran süresi istemesine ve buna sahip olmadığı durumlarda derslere ve yerine getirmesi gereken sorumluluklara karşı azalan bir motivasyona sahip olmasına neden olabilir.

Kaygının bulaşıcı olduğundan, ebeveynlerin tutum ve davranışlarına çok özen göstermeleri gerektiğinden bir önceki bültende de bahsetmiştik.  Çocukların yanında korona virüs hakkında endişe verici konuşmalar yapılmaması önemlidir. Yalnızca korona virüs ile ilgili değil, virüsün etkilerine bağlı birçok psikolojik sosyal ve ekonomik kaygılar aile içinde sıklıkla dile getiriliyor olabilir. Dile getirilen bu kaygılar çocukta bir belirsizlik duygusu ile birlikte geleceğe dair endişeye kapılmasına neden olabilir. Bu sebeple yalnızca sağlık ile ilgili konularda değil, yaşamın bütün alanları ile ilgili virüsün etkileri hakkında konuşurken dikkatli olmak gerekir. Ebeveynler konuyla ilgili onların meraklarını giderici açıklamalar yapmalıdır. Çocukların sorularını cevapsız bırakmaları ya da geçiştirmeleri olumsuz sonuçlara yol açabilir. Bu sebeple çocuğa yeterli düzeyde bilgi verip verdiğimiz bilginin çok olumsuz öge içermemesine dikkat etmek faydalı olacaktır. 

Sağlıklı günlerde okulumuzda tekrar bir araya gelmek dileğiyle…

Şahika İzgi

Related posts

Leave a Comment